Bağımlı İlişkiler

Bağımlılık denince akla madde bağımlılığı, alkol ve kumar bağımlılığı gelir. Oysa ilişkilerdeki bağımlılık da tıpkı diğerleri gibi sorun teşkil eder ve patolojik olarak sınıflandırılır. Bağımlılık, genel olarak zarar verici etkenlerinin bilinmesine rağmen saplantılı biçimde bir nesne ya da kişiyi aramayla seyreden psikolojik bir bozukluktur.

 

Bağımlı ilişkileri tanımlarken bağlanma ile bağımlılığı birbirinden ayırmak gerekir. Bağlanma, insanın doğasında vardır ve içgüdüsel olarak gelişir. İnsanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için sosyalleşme gereksinimi duyarlar, başkalarıyla ilişki kurarak sevilme, takdir görme ve aidiyet ihtiyaçlarını karşılarlar. Bağımlılık ise bir başkasına saplantılı biçimde bağlı olmak, ona muhtaç olmak ve birey olarak var olamamaktır. Bu kişiler, partneri ya da eşlerini hayatlarının merkezine koyar, kendilerini bir bütün hissetmek ve kabul edebilmek için başkalarına ihtiyaç duyarlar. En basit kararları alırken bile eşlerinin onayını isterler. Bağımlı ilişkilerde her iki taraf da birbirinin ruh hali ve duyguları üzerinde sorumluluğu olduğunu hissederler.

 

Bağımlı ilişkilerde; karakteristik olarak bir tarafın sürekli aldığı öteki tarafınsa hep verdiği bir dengesizlik söz konusudur. Sadece tek tarafın ihtiyaçlarının karşılandığı ve önemsendiği bir ilişki, şüphesiz sağlıksız bir ilişkidir. Bağımlı ilişkilerde ayrıca kontrol çatışmaları da sık görülür.

Tüm bağımlılıklarda olduğu gibi ilişki bağımlılığında da, kişi kendisini olumsuz etkilediğini bildiği halde bağımlılığından kopamaz. Bağımlı olduğu partnerinden ayrılamaz, o olmadan yaşayamayacağını düşünür. İlişkisindeki tüm anlaşmazlıklara ve tartışmalara rağmen ilişkisini sürdürmeye devam eder. Karşısındakini kaybetme korkusu yaşadığı için onu asla terk edemez. Diğer bir taraftan ilişkisinin artık kurtarılamayacağının bilincinde olduğundan ilişkisini sonlandırmayı çok ister ama başaramaz. Kişi kendini sıkışıp kalmış hissettiği için sürekli bir huzursuzluk hisseder ve geleceğine dair ümitsizliğe kapılır.

 

Bağımlı ilişkilerin psikolojik getirileri ağırdır. Öfke ve aşırı sinirlilik hali, kronik anksiyete, özgüvenin azalması ve içe kapanma, gücenme ve güven kaybı bağımlı ilişkilerde sıklıkla görülür. Özellikle eşinden ayrılma düşünceleri ile beraber kişi büyük bir suçluluk hissine kapılır.

 

Diğer bağımlılıkların tedavisinde olduğu gibi ilişki bağımlılığında da kişinin öncelikle bağımlılığını kabul etmesi gerekir. Bu süreçte psikolojik destek alınması oldukça faydalıdır. İlişki bağımlılığından kurtulmak zorlayıcıdır ve bir farkındalık sürecini gerektirir. Terapi sırasında en sık karşılaşılan cümlelerden biri: ‘’kendimi suçlu hissettirdi’'dir. Unutulmamalıdır ki, düşüncelerimizin kontrolü yalnızca bize aittir ve birilerinin bize kızgın olması, her zaman yanlış bir şey yaptığımız anlamına gelmez. Vicdan azabı hissettireceği için bize zarar veren bir ilişkiyi sonlandırmamak, ruh ve beden bütünlüğünü bozar ve bizi yıpratır. Kendimize öncelik vermeye başladığımızda ve kendi ihtiyaçlarımızın farkına vardığımızda zamanla daha sağlıklı ilişkiler kurmaya başlarız.

Lütfen Paylaşın

Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum bırakabilirler.
Adınız  
E-Mail    
Yorum metini: