Terör Olaylarının Psikolojimize Etkileri

Terör olayları şüphesiz toplumun bütününü ilgilendiren ve gündelik yaşama darbe vuran bir kriz durumudur. Bu alanda yapılan psikolojik araştırmalar; terör olaylarının doğal afetler ve kazalara oranla daha uzun sürebilen ruhsal sorunlara yol açtığına dikkat çekmektedir. Bu psikolojik tepkiler, akut stres, travma sonrası stres bozukluğu ve ikincil travmatizasyon olmak üzere üçe ayrılır.

 

Psikolojik travma yoğun korku ve dehşet içinde bırakan yaşam deneyimleridir. Akut stres; travmatik bir olaya verilen ilk tepkilerdir. Terör eylemleri gibi insan üzerinde şiddetli bir etki bırakan travmalar sonucunda akut stres bozukluğu gelişebilir. Fiziksel huzursuzluk, dalgınlık veya duygusal tepkisizlik ortaya çıkabilir. Bu tepkilerin sıklığı genelde kısa bir süre sonra azalır ve ortadan kaybolur.

 

Psikolojik ya da fiziksel bütünlüğü tehdit eden durumlarla karşıldığında travma sonrası stres bozukluğu da gelişebilir. Yaşanan olayla ilgili anılar istenmediği halde göz önüne gelir ve bunaltı belirtilerine sebep olur. “Dünya adil bir yer değil'' , “Yaşadığım yerde güvende değilim” gibi düşünceler ortaya çıkar. Aynı olayın tekrar edeceği korkusu, hep diken üstünde ve tetikte hissetme durumu ortaya çıkabilir. 

 

Psikolojik travma, sadece travmatik olaylarla doğrudan karşılaşan kişilerde değil, aynı zamanda bu olaylara şahit olanlarda da görülebilir. Özellikle terör saldırıları gibi sarsıcı felaketlerin televizyon,gazete ve internet gibi kitle iletişim araçlarında yer alması olayı doğrudan yaşamamış kişilerde de yoğun kaygı yaratıp ikincil travmatizasyona sebep olabiliyor. 

 

Travma alanında yapılan araştırmalar, terör olaylarını doğrudan yaşayan ya da tanıklık eden her beş kişiden birinin kaygı, öfke, çaresizlik, depresyon gibi belirtiler geliştirdiğini ortaya koyuyor.   

 

Terör olaylarını takiben yaşanan süreçte baş etmeyi güçlendirme ve sağlıklı bir iyileşme ortamımın sağlanması için;

 

* Hissettiklerimizin anormal bir duruma verilen normal tepkiler olduğunu unutmamak,

* Geçmişte de mutlaka bir takım zorluklar yaşadığımızı ve üstesinden geldiğimizi hatırlamak, 

* Günlük rutinimizi korumak için çaba sarf etmek,

* Haber kaynaklarını yanlızca bilgi almak icin kullanmayi amaclamali ve gerektiğinde (çok üzüntü verici durumlarda) kullanımımızı kısıtlamalıyız.

 

Çocukların baş etme duygularını arttırmak için;

 

* Yaşanan olayla ilgili duygularını, korku ve endişelerini ifade edebilmeleri için onları cesaretlendirmek,

* Mümkün olduğu kadar onları şiddet içeren haber ve görüntülerden uzak tutmak gerekir.

 

Son dönemde yaşanan olayların bizleri ve yakınlarımızı nasıl etkileyebileceği hakkında bilinçlenmemiz, ileride oluşabilecek başka ruhsal sorunlara karşı hazırlıklı olabilmemiz için önemlidir.

Lütfen Paylaşın

Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum bırakabilirler.
Adınız  
E-Mail    
Yorum metini: