Sağlık Anksiyetesi (Hipokondriyazis)

Sağlık anksiyetesi; hasta olma endişesi olarak tanımlanabilir. Toplumda sık görülen bu durum hafif veya yoğun düzeyde yaşanabilir. Sağlık anksiyetesi çoğu zaman yaşamı tehdit eden bir hastalıkla karşılaşıldığında akut bir travmaya verilen doğal bir tepki olarak ortaya çıkar. Fakat bazı kişilerde bu anksiyete kronik olarak görülür ve sosyal yaşamını büyük ölçüde kısıtlar.

Kişinin sağlık durumuyla orantısız şekilde görülen sağlık anksiyetesi, basit bir hastalık fobisinden hipokondriyazise (hastalık hastalığına) kadar varabilen bir tablo oluşturabilir. ''Hipokondriyazis'' toplumun % 5’inde ve genellikle 20-30 yaş aralığında görülen yoğun hastalık endişesidir. Bu tanıyı alan kişiler dikkatlerini büyük ölçüde bedenlerindeki belirtilere verir ve hastalıklarla ilgili korkuları gündelik faaliyetlerini ciddi derecede engeller.

Yoğun sağlık anksiyetesi yaşayan kişi her an sağlığını kaybedebileceği korkusu duyduğundan bedeninde meydana gelen bir takım belirtileri yanlış yorumlayıp aşırı tedbir alabilir. Örneğin, hafif bir baş ağrısı yaşadığında bile beyninde tümör olduğu sonucuna varır veya göğüste bir kas ağrısı hissedince kalp hastalığı olduğunu düşünür, çeşitli uzmanlara görünüp sayısız muayene olur, gerekli gereksiz bir sürü tetkik yaptırır. Sağlık çalışanları kendilerine bedensel bir hastalıkları bulunmadığı güvencesini verdiklerinde bile, çoğunlukla tıbbi açıdan gerekenin yapılmadığını düşünür ve bir türlü rahatlayamazlar. Sağlıklı görünseler bile bedenlerinde bir hastalık olduğunu düşünürler ve kaygı düzeyleri yüksektir. Bütün dikkatleri bedenlerinde olduğu için fizyolojik uyarı ve değişmelere karşı aşırı duyarlıdırlar.

Bedensel uğraşlar bu hastaların hayatının büyük bölümünü kaplar. Zamanlarının çoğu doktor viziteleri ve hastanelerde geçer. Buna bağlı olarak iş performansı düşer, sosyal hayatı sekteye uğrar. Kişilerin arkadaş ortamlarında sürekli hastalıklardan bahsetmesi ve bu konudaki aşırı kaygıları sosyal ilişkilerini zedeler. Sağlık Anksiyetesi günlük hayatın işlevselliğini bozmaya başladığı noktada, psikoterapi desteği alınması gereklidir. Bir klinik psikolog eşliğinde, kişinin bedeniyle kurduğu ilişki yeniden değerlendirilir. Çoğunlukla bedensel uğraşlar başlamadan önce uzun süren bir bunaltı dönemi yaşanmış olup bunaltı bedene aktarılmıştır ve zamanla bedensel hastalık uğraşına dönüşmüştür. Sağlık anksiyetesini hedef alan psikoterapide amaç, kişinin hastalık belirtileri ve bedensel duyumlarıyla ilgili yanlış bilişlerini tespit etmek ve farkındalık kazandırmaktır.

Lütfen Paylaşın

Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum bırakabilirler.
Adınız  
E-Mail    
Yorum metini: