YEME BOZUKLUKLARI

OBEZİTE NEDİR?

Obezite çağımızın en tehlikeli sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Obezite teşhisi BKI (Beden Kitle İndeksi) hesaplanması sonucu elde edilir ve gösterdiği veri kilonuzun boyunuza göre ne kadar sağlıklı olduğunu gösterir. İnsan sağlığı açısından çok önemli sonuçlara yol açan obezite; şeker hastalıklarından kalp hastalıklarına ve tansiyona, özellikle kadınlarda doğurganlık sorunlarına kadar birçok ciddi medikal problemi de beraberinde getirir.

OBEZİTE TEDAVİSİNDE PSİKOLOJİNİN ÖNEMİ 

Beden ve akıl sağlığı arasındaki ilişki, sanıldığından daha önemlidir. Obezite tedavisinde bunun en önemli kanıtı da obezite ve depresyon arasındaki ilişkidir. Obezite, depresyona yol açabileceği gibi, depresyon da obeziteyi tetikler. Gündelik yaşamdaki çeşitli sorunlar ve stres, psikiyatrik bozukluklar ile olumsuz alışkanlıklara (aşırı yeme gibi) yol açabilir. Ayrıca depresyon ile beraber aşırı yeme periyotları da başlayabilir ve bunun sonucunda birbirini tetikleyen tehlikeli bir kısır döngüye girilir.

Psikologların bu tedavideki rolü depresyon, stres ve olumsuz düşünce kalıplarına yönelik etkin psikoterapi yöntemleri ile bu kısır döngüyü kırma amacında olmalıdır. Neden fazla yemek yendiğini bulmak ve bu nedenlerin üzerinde çalışmak hem diyetisyen ile çalışılmaya başlandığında diyetin uygulanmasında yardımcı olur hem de kısır döngünün tekrarlanmasını engeller.

ANOREKSİYA NERVOZA

ANOREKSİYA NEDİR?


Anoreksiya; kişinin yaş ve boy olarak uygun olan kilo değerlerinden çok daha düşük bir kiloda olduğu halde kendini kilolu hissetmesi ve kilo almayı reddetmesi ile karakterize bir yeme bozukluğudur. Aynı zamanda düşük kiloda olunmasına rağmen kilo alınmasının öncelikli bir korku haline gelmesidir. Bu kişilerde fobik düzeyde kilo alma korkusu görülür. Tüm uğraşları yeme ve yemek üzerine odaklanır.

ANOREKSİYA KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Anoreksiya sorununa kadınlarda daha fazla rastlanır ancak bu durum erkeklerde görülmediği anlamına gelmemelidir. Anoreksiya cinsiyetler arasında farklı şekillerde görülebilir. Ergenlik döneminde kadınlarda ve erkeklerde kendi vücutlarından memnun olmama ile başlayıp yeme bozukluğuna dönüşebilir.

ANOREKSİYA TANISI NASIL KONUR?

Anoreksiya Nervoza kronikleşebilecek ve tehlikeli bir hastalıktır. Anoreksiya tanısı konulabilmesi için hastanın hormonal değerleri önemlidir. Aynı zamanda kişinin sağlığı üzerinde çok ciddi sonuçları bulunmaktadır. Tanı aşamasında kadınlarda adet düzensizliklerine bakılır. Anoreksiya, adetin düzensiz olarak gerçekleşmesi veya tamamen ortadan kaybolması gibi sonuçlara neden olabilir. Tanı her zaman bir ruh sağlığı uzmanı tarafından konmalı ve gerekli müdahaleler planlanmalıdır.

ANOREKSİYANIN TEDAVİSİ VAR MIDIR?

Anoreksiya tedavi edilebilen bir yeme bozukluğudur. Tedavi sonucu bu sorunu yaşayan birçok kişide tamamen iyileşme görülmüştür. Ancak sonuçların hemen görülmesi pek mümkün değildir. Tekrar kötüleşmenin engellenebilmesi için uzun süreli tedavi en faydalı yöntemdir.

ANOREKSİYA NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Anoreksiya tedavisinde en önemli adımlardan biri yeme bozukluğunun kişi tarafından kabul edilmesidir. Araştırmalara göre sosyal çevre desteği iyileşmede en önemli faktörlerden biridir. Aynı zamanda bir diyetisyen yardımı ve psikoterapi de hastalığın tekrar kötüye gitmesini engellemekte faydalı olacaktır. Anoreksiya teşhisi konulan kişilerde en önemli tedavi hedefi; kendisine, benlik/beden imajı ve yemeğe bakış açısını değiştirmektir. İyi bir diyetisyen tarafından sağlıklı yemek yemenin önemi kişiye öğretilebilir. Kişinin kendisiyle ilgili olan sorunlarını çözmesine ise psikolog eşliğinde yardımcı olunabilir. Psikolog ve danışan, bu konuda beraber hareket edip tedavi yöntemleri bulabilir. Psikoterapi süreci yeme davranışı ve beden imajını düzeltecek tedavide iç görü ile ileride oluşabilecek hastalık tekrar riskini azaltır.

ANOREKSİYA TEDAVİ EDİLMEZSE NELER OLUR?

Anoreksiyanın, tedavi edilmemesi durumunda uzun süreli olumsuz sonuçları beraberinde getirdiği gözlemlenmiştir. Bunlardan biri adet düzensizlikleriyle beraber doğurganlığı etkilemesi diğeri ise ileri derecede kemik erimesine ve vücuttaki kortizolde aşırı artış görülmesine sebep olmasıdır. Kortizol aynı zamanda stres ve depresyon gibi psikolojik sorunların artışına neden olan bir hormondur. Anoreksiya insülin azalmasına ve vücudun melatonin seviyelerinin bozulmasına neden olabilir ve bununla birlikte şeker hastalıkları ve uyku düzeni bozukluklarını da beraberinde getirebilir. Teşhis konulan kişilerin yaklaşık %10 ‘unda ciddi riskler ortaya çıkabilir.

ANOREKSİYA SORUNU YAŞAYAN KİŞİLERİN YAKINLARI NELER YAPMALIDIR?

Anoreksiya hem hasta hem de ailesi tarafından kabullenmesi zor bir yeme bozukluğudur. Bu nedenle bu sorunu yaşayan kişiye karşı sabırlı olmak en önemli adımdır. Kişinin karşılaşacağı tehlikeleri sürekli tekrarlamak yerine endişelerinizden bahsetmek ve konuşmaya hazır olduğunuzu belli edip yardım için onun size gelmesini beklemek esastır. Sizin veya başkalarının, anoreksiya sorunu yaşayan kişiye kiloları hakkında eleştiride bulunmaması önemlidir. Olumsuz düşüncelerle ve eleştirilerle üstüne gitmemek gerekir. Abartıya kaçmadan beslenip egzersiz yaparak ona örnek olabilirsiniz. Kişi yardım istediği her an orada olmanız, diyetisyeni ve psikoloğu ile iletişime geçmeniz önemlidir. İyileşme süresinde tekrar kötüleşmenin engellenmesi için sosyal desteğin önemli olduğu unutulmamalıdır.

BULİMİA NERVOZA

BULİMİA NEVROZA NEDİR?


Bulimia aşırı yemek yeme periyotları ve bu periyotlar sonucu kilo alınmasını engellemek için telafi edici davranışlar ile karakterize edilen bir yeme bozukluğudur. Bu davranışlar kendini kusturmak, uzun süre yemek yememek , diüretik gibi ilaçları yanlış ve aşırı dozda kullanmak veya aşırı egzersiz yapmak olabilir.

BULİMİA KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Bulimia diğer yeme bozuklukları gibi kadınlarda daha sık görülmektedir. Ergenlikte artış gösterir. Bulimia sorununa beklenenin aksine normal kiloda veya kilo fazlası olan insanlarda daha çok rastlanır. Bulimia dürtü kontrolsüzlüğü olan insanlarda görülür ve kendine engel olamama sonucu fazla yemek yeme, bunun sonucunda pişmanlık duyup telafi edici davranışlarda bulunma olarak kısır bir döngüye yol açar.

BULİMİA NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Bulimia tedavisinde erken yardım almak kötü sonuçları engellemek için çok önemlidir. Bulimia'nın arkasında yatan nedenlerden biri diyet konusunda edinilen yanlış bilgiler, diğeri ise kişinin kendine olan özgüven eksikliğidir. Bir diyetisyen yardımı almak bulimia tedavisinde çok önemlidir. Kişiyi sürekli diyet yapmaya çalışmaktan vazgeçirmek ve kilo kontrolü yerine sağlıklı beslenmeyi öğretebilmek esastır. Bu yeme bozukluğunun tedavisinde psikologlara da büyük bir rol düşer. Kognitif davranışçı terapinin bulimia tedavisindeki önemi araştırmalarca kanıtlanmıştır. Bulimia, özgüven eksikliği ve kişinin kendi hakkındaki olumsuz düşünceleri sonucu ortaya çıktığı için bir psikoloğun bu düşünceleri anlamakta ve üstesinden gelme noktasında etkisi çok önemlidir.

BULİMİA TEDAVİ EDİLMEZSE NELER OLUR?

Bulimia dürtülerin kontrol edilememesinin sonucudur. Ruh halinde tutarsızlıklara, depresyon, kaygı ve uyuşturucu kullanımı kadar ciddi sonuçlara sebep olabilir. Bulimia sorununun özellikle fiziksel etkileri vardır. Hastalık nöbetleri, dişlerde çürüme ve sararma, kalp atışlarında düzensizlik, çeşitli gastrointestinal sorunlar ve kas zayıflıklarından bağırsak kaslarının zarar görmesine kadar oldukça çeşitli ve tehlikeli sonuçlara neden olabilir. Tedavi edilmesi bu nedenle çok büyük önem taşır.

BULİMİA HASTALARININ YAKINLARI HASTALIK SÜRESİNCE NELER YAPMALIDIR?

Bulimia'nın nedenlerinden biri kişinin özgüven eksikliği ve negatif eleştiriler olduğu için bu sorunu yaşayan kişiye olumsuz bir şekilde yaklaşılmamalıdır. Endişelerinizi belirtmek bu konudaki ilk adım olmalıdır. Yeme bozukluklarının tedavisi sabır ve belirli bir zaman gerektirir. Unutmayın ki karşınızdakini iyileştirmek ancak onun elinde olan bir durumdur ama her türlü yardıma ve desteğe açık olduğunuzu belli etmek de böyle bir durumda sizin görevinizdir.

Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum bırakabilirler.
Adınız  
E-Mail    
Yorum metini: